Merkez Platform

Trump, ABD tarihindeki en sevilmeyen başkan olmaya en yakın aday

ABD’de Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk aylarında yaşanan sert destek kaybı, hem kamuoyunda hem de Cumhuriyetçi Parti içinde ciddi bir tartışma başlattı. Son anket ortalamalarına göre Trump’ın halk desteğinin yüzde 35 seviyelerine kadar gerilemesi, modern ABD siyasi tarihinde nadir görülen bir düşüş olarak değerlendiriliyor.

05 May 2026 - 18:25 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM
Trump, ABD tarihindeki en sevilmeyen başkan olmaya en yakın aday

Analistler, bu gerilemenin tek bir gelişmeden ziyade, kısa sürede alınan bir dizi tartışmalı kararın birikimli etkisiyle ortaya çıktığı görüşünde. Özellikle yönetim tarzına yönelik tek taraflılık eleştirileri ve beklenenden daha sert uygulamaların kamuoyunda karşılık bulmaması, Trump’ın popülaritesini aşağı çeken başlıca faktörler arasında gösteriliyor.

Göreve başladıktan kısa süre sonra alınan kararlar, kamuoyundaki "balayı" döneminin hızla sona ermesine neden oldu. 6 Ocak sanıklarına yönelik geniş kapsamlı af kararı ve Elon Musk öncülüğünde kurulan Hükümet Verimliliği Departmanı’nın (DOGE) kamu hizmetlerinde yaptığı sert kesintiler, özellikle orta ve alt gelir gruplarında tepkiyle karşılandı. Bu süreç, yönetimin önceliklerine dair soru işaretlerini artırdı.

Ekonomik alanda ise 2 Nisan’da ilan edilen "Kurtuluş Günü" kapsamında başlatılan yeni tarife politikaları küresel ticaret gerilimlerini tırmandırdı. Başlangıçta yerli üretimi desteklediği gerekçesiyle olumlu karşılanan bu adımlar, kısa sürede artan fiyatlar ve yaşam maliyeti baskısıyla ters etki oluşturdu. Artan enflasyon ve özellikle akaryakıt fiyatlarının 4 doların üzerine çıkması, seçmenlerin ekonomi yönetimine olan güvenini ciddi biçimde sarstı.

İç politikada yaşanan güvenlik odaklı gelişmeler de kamuoyundaki memnuniyetsizliği artırdı. Minneapolis’te göçmenlik operasyonları sırasında ABD vatandaşlarının hayatını kaybetmesi, yönetimin sert güvenlik politikalarına yönelik eleştirileri yoğunlaştırdı. Bu olay, Trump yönetiminin uyguladığı yöntemlerin toplumsal maliyetine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Dış politikada ise 28 Şubat’ta başlayan İran merkezli askeri gerilim, kamuoyunun önemli bir kesimi tarafından "hata" olarak değerlendirildi. Savaş karşıtı görüşlerin güçlenmesiyle birlikte Trump’ın destek oranı daha da gerileyerek yüzde 35 bandına oturdu. Anketlere göre seçmenlerin büyük bölümü, yönetimin dış politika kararlarını riskli ve öngörülemez buluyor.

Kamuoyu araştırmaları, seçmenlerin en büyük eleştirisinin ekonomik önceliklere yönelik olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 70’inden fazlası, yönetimin hayat pahalılığıyla mücadeleye yeterince odaklanmadığını düşünüyor. Ayrıca seçmenlerin yüzde 60’tan fazlası, yönetimin genel olarak istikrarsız bir görüntü sergilediği görüşünde birleşiyor.

Tarihsel veriler, ABD’de görevdeki başkanların onay oranının yüzde 50’nin altına düşmesi durumunda ara seçimlerde ciddi kayıplar yaşandığını gösteriyor. Trump’ın mevcut seviyelerinin, George W. Bush döneminin en düşük noktalarına yaklaşması, Cumhuriyetçi Parti açısından yaklaşan seçimler öncesinde riskleri artırıyor.

Uzmanlara göre, Trump’ın bu kadar kısa sürede bu denli düşük destek oranlarına gerilemesi, onu modern ABD tarihinde en düşük onay oranlarına sahip başkanlar arasına yerleştiriyor. Bu tablo, sadece yaklaşan ara seçimlerin değil, aynı zamanda Trump’ın ikinci döneminin geri kalanının da siyasi açıdan zorlu geçebileceğine işaret ediyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: