‘Hakkımdaki iftiraların hepsi için hukuk önünde hesap soracağım’

Ünlü sanatçı Ferdi Tayfur'un ölümünün ardından bir yıl geçti ama akrabaları arasında sular hâlâ durulmuyor. Geçtiğimiz aylarda Tuğçe Tayfur ve abisi Timur Turanbayburt, Tayfur'un yeğeni Nilüfer Gözalıcı hakkında savcılığa şikayette bulunmuşlardı. Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı, Gözalıcı aleyhine...

16 Oca 2026 - 08:01 YAYINLANMA
‘Hakkımdaki iftiraların hepsi için hukuk önünde hesap soracağım’

Ünlü sanatçı Ferdi Tayfur'un ölümünün ardından bir yıl geçti ama akrabaları arasında sular hâlâ durulmuyor.
Geçtiğimiz aylarda Tuğçe Tayfur ve abisi Timur Turanbayburt, Tayfur'un yeğeni Nilüfer Gözalıcı hakkında savcılığa şikayette bulunmuşlardı. Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı, Gözalıcı aleyhine açılan soruşturmada 'kovuşturmaya gerek yoktur' kararını verdi.

Ancak ilgili karara itiraz eden Tayfur'un çocukları için mahkeme de benzer bir karar verdi. Ben de bunu sormak için Nilüfer Gözalıcı'yı aradım. "Dayım Ferdi Tayfur ile son 15 yıldır bir fiil beraber yaşıyorduk" diyen Gözalıcı sözlerine şöyle devam etti:

"Ben dayımın elinde büyüdüm. Evliliğim süresi boyunca ve sonrası hep dayımla beraberdim. O benim canımdı. Her şey dayımın arzu ettiği şekilde ilerleyecek. Adımı ve sevgili dayım Ferdi Tayfur'u asılsız iddia ve iftiralar ile karalamaya ve kötülemeye çalışan, bu doğrultuda kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan adı geçen muhataplar hakkında her türlü cezai ve hukuki işlemleri başlatacağım. Hakkımda söylenen mesnetsiz iftiraların hepsi için hukuk önünde hesap soracağım."


AMERİKA'DAKİ 'EPSTEİN' VAKASININBİR BENZERİNİ GÖRÜYORUZ
Türkiye günlerdir İBB'ye sıçrayan uyuşturucu soruşturmasını konuşuyor. Sosyal medya ünlüsü Rabia Karaca'nın basına yansıyan ifadeleri kan donduran cinsten. Karaca, Ekrem İmamoğlu'nun en yakın adamları olan Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu'nun nasıl bir uyuşturucu ve fuhuş ağı kurduğunu savcılığa tek tek anlatmış. İmamoğlu'na dair de çarpıcı şeyler söyleyen Karaca, ifadesinde tüm rezilliği gözler önüne seriyor. Benim en dikkatimi çeken sözleri ise şunlar oldu:

"Beni vücudumu kullanarak bu iğrenç yaşantıya sürükleyen kişilerden toplum olarak şikayetçiyim. Telefonumda çıkan fotoğrafları ve videoları gösterdikçe bu utanç verici anları anlatmaya devam ediyorum. Murat Gülibrahimoğlu ile ilişkimde ne yazık ki uyuşturucu bataklığından kurtulamadım."
Rabia ve benzeri kadınları hem ruhen hem de bedenen kullanan bir çete bunlar. Kadınları uyuşturucu batağına düşürüp sonra da cinsel obje olarak yararlanan bir sistem kurmuşlar. Amerika'daki 'Epstein' vakasının bir benzerini görüyoruz. Güç, para ve zor kullanarak kadınları sömüren bir sistem bu.
Karaca telefonundaki 48.526 fotoğrafla da yaşanan bu rezilliği savcılığa anlatmış. Peki ortaya çıkan bu uyuşturucu ve fuhuş ağına CHP ve onu destekleyen medyadan ses çıkıyor mu? Tabii ki hayır. Bakmayın her fırsatta 'kadın hakları, insan hakları' diye sloganları eşliğindeki 'hak, hukuk, adalet' söylemlerine. Kadınları uyuşturucuya ve fuhuşa sürükleyen sistemi kuran ve yürütenler, CHP yönetiminin canhıraş savunduğu İmamoğlu'nun A takımı. Bu gerçeği göre göre çıkıp hala İmamoğlu'na, Keleş'e, Gülibrahimoğlu'na sahip çıkacak mı Özgür Özel ve tayfası? Gerçekten çok merak ediyorum... Bu arada bir sözüm de kadın derneklerine... Habertürk eski genel yayın yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve tayfasının kadınlara yaşattığı türlü kepazeliğe ses çıkarmayan sözde kadın dernekleri, bari bu rezilliğe karşı iki kelime edin. Eğer hâlâ susmaya devam edecekseniz de kapatın o derneklerinizi.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: