Esaret altındaki Mescid-i Aksa, sabah namazında ibadete açılacak
40 gün süren siyonist kapatmanın ardından Mescid-i Aksa, bu sabah namazında ibadete açılıyor.
Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, bu akşam yaptığı açıklamada, işgal makamlarının "olağanüstü hal" ve "güvenlik durumu" bahanesiyle 40 gün boyunca aralıksız kapalı tuttuğu Mescid-i Aksa'yı, Perşembe günü sabah namazından itibaren cemaate sayı sınırlaması olmaksızın yeniden açacağını duyurdu.
Kapatma süresince işgal güçleri, Mescid-i Aksa çevresinde sıkı askeri engeller uyguladı ve Kudüs'teki Eski Şehir'in kapılarını kapattı.
Sözde "Tapınak Grupları", 2 Nisan'da başlayıp 9 Nisan'a kadar devam eden Yahudi "Paskalya (Fısıh) Bayramı" dönemini, Mescid-i Aksa'yı basmaya teşvik etmek ve içinde sözde "kurban ritüeline" çağırmak için fırsat olarak kullandı.
Resmi ve dini makamlar daha önce Mescid-i Aksa'nın kapatılmasının devam etmesinin tehlikesine karşı uyararak, bunun ibadet özgürlüğünün açık bir ihlali ve bu uygulamaları durdurmak için acil uluslararası müdahale gerektiren ciddi bir tırmanış olduğunu belirtmişti.
Bugün yayımlanan ortak bir bildiride, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği, Arap Birliği Genel Sekreterliği ve Afrika Birliği Komisyonu, siyonist işgal kuvvetlerinin, işgal altındaki Kudüs şehrindeki İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik ihlallerin hızını artırma ve buradaki mevcut tarihi ve yasal statüye müdahale etme girişimleri çerçevesinde, Müslümanları Mescid-i Aksa'dan 40 gündür aralıksız uzak tutmasının devam etmesinin tehlikesine dikkat çekerek, bunun bölgesel ve uluslararası barış ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Üç kuruluş, işgalci güç olarak siyonist rejimin, Doğu Kudüs ile buradaki İslam ve Hristiyan kutsal mekanları dahil olmak üzere 1967'den bu yana işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiçbir egemenlik hakkı olmadığını vurguladı. Ayrıca, işgalci rejimin kutsal şehrin coğrafi ve demografik yapısını, Arap, İslam ve Hristiyan karakterini değiştirmeyi, Filistin egemenliğini ve varlığını baltalamayı ve şehri Filistin çevresinden tecrit etmeyi amaçlayan tüm yasa dışı karar ve tedbirlerini kesin bir dille reddettiğini yineledi.
Aynı zamanda uluslararası toplumu, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni, işgalci rejim makamlarını ibadet özgürlüğüne ve kutsal mekanların dokunulmazlığına saygı göstermek, Mescid-i Aksa'nın kapılarını derhal Müslümanlara açmak ve Filistinli sivillerin buraya erişimindeki tüm kısıtlamaları kaldırmak konusunda sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.
Üç kuruluş ayrıca, Filistin halkının devredilemez haklarına, başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı ile başkenti Doğu Kudüs olan, 4 Haziran 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen devletini kurma hakkına verdikleri sarsılmaz desteği yineledi. İki devletli çözümün uygulanmasına yönelik uluslararası çabalara olan tam desteklerini de yinelediler. (İLKHA)