Belçika'da polis kurşunuyla sorgusuz sualsiz katledilen Halit'in ailesi İLKHA'ya konuştu
Belçika'da çocuklarıyla gittiği parkta çıkan olayın ardından polis tarafından sırtından vurularak katledilen 42 yaşındaki Halit Altun'un Mersin'deki ailesi, olayın aydınlatılmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi.
Belçika'da yaklaşık 15 yıldır yaşayan ve bir kablo fabrikasında çalışan 42 yaşındaki Halit Altun, çocukları ve eşiyle gittiği parkta yaşanan olayın ardından polis tarafından sırtından vurularak hayatını kaybetti. Altun'un cenazesi Türkiye'ye getirildikten sonra Mersin'de toprağa verildi.
Aslen Mardinli olan Halit Altun'un kardeşi Mehmet Altun, yaşananları İLKHA'ya anlattı. Altun, kardeşinin ailesiyle birlikte parka gittiğini, burada çocuklar arasında kavga çıktığını ve Halit'in çocukları barıştırmaya çalıştığını söyledi.
Altun, sonrasında çocuklardan birinin ailesiyle Halit'in eşi arasında tartışma yaşandığını, ardından Halit ile çocuğun babası arasında arbede çıktığını belirterek, olayın büyümesi üzerine çevrede bulunan Ukrayna uyruklu kişilerin de kavgaya dahil olduğunu ve kardeşinin kalabalık bir grup tarafından darbedildiğini ifade etti. Altun, daha sonra olay yerine gelen Belçika polisinin kardeşine ateş ettiğini belirterek, "Belçika polisi abimi sırtından vurarak çocuklarının gözü önünde katletti." dedi.
Polis herhangi bir uyarıda bulunmadı
Polisin ateş etmeden önce herhangi bir uyarıda bulunmadığını söyleyen Altun, şöyle konuştu:
"Polis herhangi bir uyarıda bulunmadı. 2 defa ateş ederek direkt onu sırtından vurarak olay yerinde hayatını kaybetti. Ambulans olay yerine 20 dakikadan fazla sonra geldi."
Altun, kardeşinin vurulmasıyla ilgili Belçika makamlarından aileye herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını belirterek, "Kardeşimi vuran kişi ceza alacak mı, almayacak mı, gözaltında mı, değil mi herhangi bir açıklama yok. Soruşturma yok. Belçika'da bir avukat tuttuk, konu ile ilgilenecek." ifadelerini kullandı.
"Devletimizden destek istiyorum"
Ailelerinin şu anda Türkiye'de taziye sürecinde olduğunu belirten Altun, olayla ilgili Belçika'daki gelişmeleri yakından takip edemediklerini söyledi. Türk konsolosluğu ve Belçika makamlarıyla iletişime geçmeye çalıştıklarını ifade eden Altun, Türkiye'den destek beklediklerini dile getirdi.
Altun, "Bir Türkiye'nin evladı olarak devletimizden, yani Cumhurbaşkanımızdan ben bu desteği istiyorum. Hak yerini bulsun. Kardeşim mağdur. Büyük bir mağduriyet içerisinde öldürüldü ve çocuklarının gözü önünde katledildi, öldürüldü." dedi.
Kardeşinin çocuklarının yaşanan olaydan dolayı büyük bir travma yaşadığını belirten Altun, "Çocuklar bu dramı nasıl atlatacak onu da bilmiyoruz. Hâlâ çocuklar 'Babamıza biz sebep olduk' diyorlar. Halen ne yaptıklarını bilmiyorlar." diye konuştu.
"Kim olursa olsun yargılansın"
Olay sırasında kavgaya karışan Ukrayna uyruklu kişilerin polis merkezine götürülmediğini ileri süren Altun, sorumluların belirlenmesini ve yargı önüne çıkarılmasını istedi. Altun, "Biz Türkiye Cumhuriyetimizden yardım istiyoruz. Kanımız yerde kalmasın, yargılanmasını istiyoruz. Kim olursa olsun; polis olsun, Ukraynalı o karşı taraf olsun yargılansınlar." ifadelerini kullandı.
Altun'un evine polis baskını
Altun, kardeşi hastanedeyken aileye Altun'un Belçika'daki evine polislerin geldiği yönünde haber ulaştığını söyledi. Eve gittiklerinde çok sayıda polis, uzun namlulu silahlar ve özel eğitimli köpeklerle arama yapıldığını belirten Altun, "Bütün sokakları kapatmışlardı. Özel eğitimli köpekler vardı, evin her tarafını arıyorlardı." dedi. Altun, bu aramanın kardeşinin üzerine suç oluşturabilecek herhangi bir delil aranması amacı taşıdığını düşündüğünü belirterek, olayın ve polis müdahalesinin üzerinin örtülmemesi gerektiğini söyledi.
"En büyük isteğimiz Türkiye'nin sahip çıkması"
Altun, "Abimin suçu çocuklarını parka götürmesi mi!. Polisin hiçbir şey yokken orada hunharca katledilmesi.... Ama biz bu olayın takip edilmesini istiyoruz." dedi.
Türkiye ve Belçika makamlarının atacağı adımları beklediklerini ifade eden Altun, "İnşallah en yakın sürede bu adımı atarlar. Dışişleri Bakanlığımıza çok güveniyoruz. Özellikle Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, devlet büyüğümüze çok güveniyoruz ve yardımlarını bekliyoruz." şeklinde konuştu.